Van Analiz Haber
Van Analiz Haber
Adanmışlıktan Kurumsallığa İslami STK’lardaki Değişimler
12 Mart 2018
Adanmışlıktan Kurumsallığa İslami STK’lardaki Değişimler

Adanmışlıktan Kurumsallığa İslami STK’lardaki Değişimler

Lütfi Sunar tarafından Türkiye’de son yirmi yılda İslami karakterdeki sivil toplum kuruluşlarının yapı ve faaliyetlerinde meydana gelen değişimleri ortaya çıkarmak için ‘Türkiye’de İslami STK’ların Kurumsal Yapı Faaliyetlerinin Değişimi’ isimli bir araştırma gerçekleştirildi. Dilara Yabul, hazırlanan raporun sunumundan notlarını aktarıyor.

İLKE Derneği Yürütme Kurulu Başkanı Lütfi Sunar tarafından Türkiye’de son yirmi yıldaki İslami karakterdeki sivil toplum kuruluşlarının yapı ve faaliyetlerinde meydana gelen değişimleri ortaya çıkarmak için “Türkiye’de İslami STK’ların Kurumsal Yapı Faaliyetlerinin Değişimi” isimli bir araştırma gerçekleştirildi. 28 Şubat döneminden başlayıp 15 Temuuz darbe girişimi ile son bulan araştırma, genel olarak İslami STK’ların kurumsallaşma çerçevesinde ne gibi örgütsel değişimler yaşadığını inceliyor. 3 Mart Cumartesi günü rapor sunumu gerçekleştirilen araştırmadan notlarımızı istifadenize sunuyoruz.

İslami STK’lar hangileri?

28 Şubat döneminde devlet tarafından STK’ların devamlı takip edilip etkinliklerinin bastırılmaya çalışılmasından, hükümetin değişmesine paralel olarak STK’ların teşvik edilme dönemine gelinmesi ile birlikte sivil toplumun ve STK’ların değişmesi olağan ve kaçınılmaz bir hadise. Değişimin mekanizmalarının ne olduğuna dair bir fikir edinebilmek ise hem geçmişi anlamlandırmak hem de geleceği yönlendirmek için önemli. İslami alandaki zihniyet değişimini kurumsal yapılardan hareketle anlamlandırmak için bu araştırma yapılmış. Araştırma kapsamında önde gelen 31 İslami STK’dan 40 kıdemli yönetici ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş; ayrıca kurumların ilgili dokümanları da incelenmiş.

Burada İslami olan ile olmayan STK’ların neye göre belirlendiği konusuna değinmekte fayda var. Neyin İslami olup neyin olmadığını belirlemekten ziyade, bir STK’nın varlık sebebi İslami saikler ise söz konusu yapı İslami STK’lar içerisine dâhil edilmiş. Yani yapının ne gibi faaliyetlerde bulunduğundan bağımsız olarak STK’nın kendisini nasıl tanımladığı öncelenmiş.

İslami STK’lar hangi konularda değişim yaşadılar? 

Türkiye’de İslami STK’ların yaşadıkları değişimi dört bölüme ayırmak mümkün: 1924-1950 arası “Kurumsal Olmayan İslami Sivil Gruplar Dönemi”, 1950-1980 arası “Cemaatsel Oluşumlar ve Temsil Mekanizmaları Dönemi”, 1980-2000 arası “Girişimci İslami Sivil Kuruluşlar Dönemi” ve 2000 sonra “Formelleşme ve Odaklaşma Dönemi”. Bu dönemler keskin bir şekilde birbirlerinden ayrılan dönemler olmamasına rağmen ana hatları ile bu şekilde bir ayrım yapılabilmesi, STK’ların Türkiye’deki siyaset ile şekillendiğini göstermektedir.

İslami STK’ların hangi konularda değişim yaşadıkları 11 ana başlık altında özetlenebilir. İlk olarak, geleneksel cemaatvari yapılardan yeni kurumsal yapılara doğru bir değişim olduğunu görüyoruz. Kurumsallaşma yönünde bir eğilim olmasına rağmen tam anlamıyla kurumsal olduğu söylenebilecek İslami STK sayısı hâlâ hayli az ancak kurumsallaşmakta olan STK’ların sayısının çok daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Bu alanda en etkili olan şeylerden biri, kurumsallaşmış başarılı STK’ların diğerlerine örnek teşkil etmesi.

Kurumsallaşan STK’larda görev tanımları ve yetki ile sorumluluklar, tabiatı ile cemaatlere oranla çok daha belirgin. Ayrıca STK’ların değişim sürecinde enformel sohbet veya ders halkalarının yerini formel eğitim mekanizmaları ve konferanslar almıştır.

Bir başka nokta, yeni kamusal temsil biçimlerinin doğuşu. İnternetin yaygınlaşması ve sosyal medyanın iletişimi yeniden şekillendirmesi ile birlikte kamusal temsil de hâliyle pek çok yönüyle değişmiştir. Eskiden radikal bir dil ile kurulan kamusal temsil, yerini dindarlık üzerinden temsile bırakmıştır. Bir diğer değişiklik olarak dünyadaki uluslararasılaşma trendine paralel olarak İslami STK’ların da uluslararası düzeyde aktif olmaya başlamasından söz edilebilir.

Artık İslami STK’larda adanmış cemaat insanı yerine eğitimli cemiyet insanı görüyoruz

Diğer konu başlıklarındaki değişimleri de tetiklediği söylenebilen en önemli değişiklik mali kaynaklarda. Özellikle Anadolu sermayesinin yükselmesi ve İslami faaliyetlerin finansörlüğünü yapması ile birlikte mali temeller değişiyor. Eski tip, doğrudan STK’nın herhangi bir faaliyetinde kullanılmak üzere yapılan bağışlar, yerini belli bir odağı ve çerçevesi olan bağışlara bırakıyor. 2010’lardan sonra ise dış kaynaklı desteklerin ve kamu projelerinin kullanılmaya başlandığını görüyoruz. İslami STK’lar eskiden cemaat temelli gönüllü ilişkilerden oluşmaktalardı ancak şimdilerse ise daha profesyonel örgütlü bir yapıya sahipler. 1990 öncesi cemaat üyesi (Lütfi Sunar’ın tabiri ile “adanmış müntesip”) olan, cemaatin her işine koşan kişilerin yerini 1990 sonrasında hangi faaliyette yer alacağını kendisi seçen gönüllüler alıyor. Yani artık İslami STK’larda adanmış cemaat insanı yerine eğitimli cemiyet insanı görüyoruz.

Faaliyet biçimleri ve mekânları da değişti

Kurumsallaşmanın getirdiği bir diğer değişiklik olarak her alanda faaliyet yapan, toplumsal hizmete odaklanan STK’lar, yerini uzmanlaşmış kuruluşlara bırakıyor. STK’lar kurumsallaştıkça eğitim seviyeleri yükselen kadınlar da artan bir şekilde bu kuruluşlarda yer almaya başlıyorlar. 1990’ların sonlarına kadar kadınlara yönelik faaliyetler ayrı birimlerde ya da STK’larda yapılırken 1990’larından sonlarından itibaren STK’larda kadınların sayısı gözle görülür bir biçimde artmış ve STK’larda yetişen insanların önemli bir kısmı kadınlardan müteşekkil olmaya başlamıştır. Görüşülen 31 İslami STK’nın sadece 6’sında kadınların görev almasına rağmen görüşmelere bakılarak gelecekte kadınların yönetim kadrosunda çok daha aktif bir şekilde yer almaya başlayacağından söz edilebilir.

Faaliyet biçimlerindeki değişime paralel olarak İslami STK’larda mekânsal değişimler de söz konusudur. Ayakkabı ile girilmeyen mekânlar yerine artık ayakkabı ile girilip çıkılan açık kamusal mekânlarda STK’lar faaliyetlerini yürütmektedir. Ayrıca eskiden siyasi baskılar yüzünden görünmeme yolunu seçen ve çok küçük tabelalar tercih eden STK’lar siyasi ortamın rahatlaması sebebiyle büyük ve görünür tabelalar yaptırmaya, büyük caddelere taşınmaya başlamışlardır. Bunda AK Parti döneminde STK’ların devlete destek olan bir konuma gelmesinin de etkisi büyüktür.

Toplumun genel akışından farklılaşan bir seyir izlemeyen, Türkiye’de hemen hemen her şeyin kurumsallaşması ile birlikte kurumsallaşan İslami STK’lardaki değişimin kontrol altına alınması gereken yönlerini ortaya çıkardığı için, bu nitel araştırma büyük kıymeti haiz. “Rapor, olumlu gelişmelere vesile olur diye ümit ediyorum.” diyerek sözlerini sonlandıran Lütfi Sunar’ın bu dileğine bizler de “Amin” diyoruz.

kaynak: Dünyabülteni

Dilara Yabul


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yukarı Geri Ana Sayfa