Van Analiz Haber
Van Analiz Haber
CÜBBELİ, KÜFÜR, KAFİR, FARABİ, İBN-İ SİNA FALAN…
1 Kasım 2016
CÜBBELİ, KÜFÜR, KAFİR, FARABİ, İBN-İ SİNA FALAN…

Tek meziyetleri cehaleti pazarlamak olan cemaat holiganları, tarikat vaizleri kendilerini hakikatin merkezine oturtarak kendi dışındakileri ya da kendileri gibi düşünmeyenleri kâfirlikle itham etme yarışına girmiş durumdalar. Herkesin elinde bir tekfir silahı ve önüne gelene ateş açma… 

Haber 10/ Muaz Ergü

Bütün bir toplum olarak hem siyaseten hem ilmen hem fennen ciddiyeti, samimiyeti, nezaketi, zekâyı, düşünmeyi rafa kaldırdık. Ortalık riyakârlık, kurnazlık, kabalık, samimiyetsizlik ve ciddiyetsizlikten geçilmiyor. Kültürel ve siyasal yaşam alanlarımız birer stadyuma dönüştürülmüş durumda, buralarda da kitleleri sloganlarla hop oturtup hop kaldıran holiganların, amigoların egemenliği söz konusu. En ufak bir zekâ parıltısının olmadığı şark kurnazlıkları…

Hayatı boyunca bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda kitap okuyanların büyük düşünür, felsefeci, teolog, siyaset bilimci pozlarına büründüğü bir memleket… Aynı ezberlerin papağan gibi tekrar edildiği… Hurafelerin, saçmalıkların çok çabuk müşteri bulduğu… En çok da hurafe satanların, akla mantığa tecavüz edenlerin baş tacı edildiği bir coğrafyadayız maalesef. Düşünmeyen, sorgulamayan her dem beyni iğfale uğrayan bir yığına dönüşmüş durumdayız. Gevezeliğin, sululuğun ilim olarak tezgâhlandığı bir entelektüel(!) pazar…

Tek meziyetleri cehaleti pazarlamak olan cemaat holiganları, tarikat vaizleri kendilerini hakikatin merkezine oturtarak kendi dışındakileri ya da kendileri gibi düşünmeyenleri kâfirlikle itham etme yarışına girmiş durumdalar. Herkesin elinde bir tekfir silahı ve önüne gelene ateş açma… Kitlelere hitap etme, adam kafalama ya da cemaati dağıtmama psikolojisi işte böyle bir şey. Ezberlerin sarsılmaması için her türlü görsel ve yazınsal aygıtı kullanarak insanların üzerine saçma sapan düşüncelerin boca edilmesi…

Yani herkesten ağır felsefi, düşünsel, edebi mevzularla uğraşması beklenemez. Zaten bu beklenti içinde olmak bizatihi felsefenin, düşüncenin ruhuna aykırıdır. Ama bunlara saygı göstermek, edepli olmak, susmak lazım gelir. Had bilmek en güzeli… Gevezelik yapmak düşünmenin ruhunu incitir. Hürmet gerekir ilme ve ilim adamlarına… En azından eleştirdiğiniz adamın ne söylediğini anlamanız gerekir. Bu da akıl ister, ilim ister… Aklı ve ilmi karşısındakinin aklını ve ilmini anlayabilecek kapasitede olmayanlar ancak küfreder, gürültü yapar…

Cübbeli, İbn-i Sina ve Farabi için “işi akla dayattığı için kafayı yemiş” diyerek kâfir olduklarını iddia ediyor. Uyduruk hadis ve siyer kitaplarıyla akla düşman olanların hezeyanı. Bu hezeyan ne yazık ki nefretten, duygusuzluktan başka bir şey üretmiyor. Yaşarken hepsi çok modernist, yatırımlarında gayet akılcı ama konuşurken, adam kafalarken hepsi dava delisi, romantik(!)… Bu adamların hayatlarına baktığımızda samimiyet yok, aşk yok, aşkınlık yok!…

Cübbeli ve taifesi akla beş vakit küfreder ama batı aklının ürünü araçları kullanmaktan geri kalmaz. Hem de en iyilerini… Hastalandıklarında özel hastanelere hem de sahipleri batılı olan hastane zincirlerine koşarlar. Cübbeli’nin kendisi Amerikan Lincoln jeep kullanırken çocukları Porsche Cayenne jeep kullanıyor. yani aslında bu tip kıyaslar, örnekler çok ta hoş olmuyor ama insan söylemeden geçemiyor. Bir tarafta otaya tıp alanında ortaya koyduğu çalışmalarla insanların yarasına merhem olan, dert dindiren biri diğer yanda yanmaz kefen, peygamberin sakal suyu, her deva deva dua satan şarlatanlık…

Uzun dönemdir İslam coğrafyasının genelinde aklını değil başka şeylerini kullanan Müslümanların ne hale geldiklerini görüyoruz. Her taraf kan, gözyaşı, mezhep kavgası… En ufak bir ayrıntıda birbirini boğmak için yarışan Müslümanlar… Akıllarıyla değil mideleriyle ve hazlarıyla yaşayanların cehenneme çevirdiği bir coğrafya… Hiç akıllanmayacak kitleler. Evet, buradan Farabi de çıkmaz artık İbn-i Sina da Gazali de… Bu yobazlıktan, bu sevgisizlikten, bu tahammülsüzlükten çıksa çıksa El Kaide, PKK, IŞİD, DAİŞ, Taliban, Boko Haram… çıkar.


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yukarı Geri Ana Sayfa