Van Analiz Haber
Van Analiz Haber
Dosdoğru yol
19 Eylül 2016
Dosdoğru yol

Dosdoğru yol

Dilara Hut Diriliş Postası için, Fatih Bayhan ile Sebilürreşad yolundaki geçmiş ve günümüz üzerine konuştu…

Dosdoğru yolDilara Hut / Diriliş Postası

Eşref Edip Bey’in vasiyetini okuduğumda “İnşallah bizden sonra gelenler, bu davayı yürütmekte devam ederler” diyordu ve bu vasiyeti bizim için müteharrik bir güce dönüştü diyen gazeteci-yazar Fatih Bayhan, “Sebilürreşad bugün aynı çizgide devam edecektir. Hiçbir cemaatin, grubun amaline hizmet etmeyecek, yalnızca İslam fikrine hizmet edecektir” dedi.

İslam’ın tek kurtuluş olduğunu savunan, halkın Milli Mücadele döneminde inancını artıran, tüm İslam coğrafyasını kucaklayan Sebilürreşad, 50 yıl sonra yayın hayatına devam ediyor. 108 yaşında, kapanışının 50 yıl sonrasında Eşref Edip’in “İnşallah bizden sonra gelenler, bu davayı yürütmekte devam ederler” vasiyetinden aldığı güç ile yola çıktı. Mehmet Akif Ersoy ve Eşref Edip’in 1908’de Sırat-ı Müstakim olarak çıktıkları bu yolda, bugün Ersoy ailesinin de iştirakiyle aynı şevkle yola çıkan Fatih Bayhan ile Sebilürreşad yolundaki geçmiş ve günümüz üzerine konuştuk.

Sebilürreşad dergisinin geçmişinden bahsedebilir misiniz?

Dergi ilk olarak 14 ağustos 1908’de Sırat-ı Müstakim adıyla yayımlanıyor. Tabii o dönemin atmosferinden bahsetmek gerekirse; Meşrutiyetin yeniden ilan edildiği, gazete, dergi çıkarma yasağının kaldırıldığı bir dönem. Bu dönem Osmanlı’nın parçalanmaya çalışıldığı, Balkan göçünün başladığı, Ortadoğu’da İngiliz ajanları ve askerlerinin cirit attığı bir dönem. Böyle bir dönemde, Osmanlı kendi iç sorgulamasıyla meşguldü.” İmparatorluğu nasıl kurtarırız, devleti nasıl güçlendiririz” konularıyla ilgili hem bürokraside, hem de fikir dünyasında düşünceler ve kaygılar mevcuttu. İnsanlar kaygılıydı. Bu kaygılı insanlardan bir grup mütefekkir; Mehmet Akif, Eşref Edip, Ebü’ula Mardin daha sonra bu gruba dâhil olan Elmalılı Hamdi Yazır, Babanzade Ahmet Naim gibi mütefekkirler, evvela Sırat-ı Müstakim adıyla, İslamcılık düşüncesinin Osmanlı’nın yıkılmaması için tek çıkar yol olduğunu savunan insanlardan teşekkül eden bir yayın çizgisiyle dergiyi çıkartıyorlar.

“Adeta her yerden Sebilürreşad talepleri geliyordu”

1908’de derginin ilk sayısı 70 binin üzerinde basılıyor. Eşref Edip konu hakkında; “İlk baskıyı yaptık ancak sürekli talep geliyordu, ikinci ve üçüncü baskıları da yaptık. Adeta her yerden Sebilürreşad talepleri geliyordu” der. Bu ilgi hep devam etmiş ve azalmamıştır.

“Doğru olanı desteklerim, yanlış olanın karşısında olurum”

Bu yayın çizgisi 1912’ye kadar devam ediyor. Ara ara İttihat Terakki ve iktidar ile aralarında eleştiriler oluyor. Bildiğiniz gibi Mehmet Akif bir İttihat Terakki üyesiydi ancak İttihat yemininde “Bila kayd ü şart” kısmını kaldırıp “Doğru olanı desteklerim, yanlış olanın karşısında olurum” diyerek İttihat Terakki ve siyaset ile ilgili düşüncelerini adeta o dönemde özetlemiştir. İttihat ve Terakki 1912’de Sırat-ı Müstakim dergisini kapatıyor.

Sebilürreşad: Dosdoğru yol

Sırat-ı Müstakim kapanınca bu çevrede birleşen mütefekkir zümre kendilerine yeni bir isim ile yeni bir yolculuğa başlamak üzere bir araya geliyorlar. O toplantıda Eşref Edip, Mehmet Akif Ersoy gibi yaklaşık 7-8 dost bir arada bulunuyorlar. İsmi ne olsun diye fikirler beyan edilirken masada bulunan Kur’an’ı Kerim’i Eşref Edip eline alıyor ve Bismillah diyerek açıyor. Açıldığında A’raf Suresi 146. ayet “Sebilürreşad” kelimesini görüyor. Aslında Sebilürreşad’ın hikâyesi bu ayet ile başlıyor. Anlamı Sırat-ı Müstakim ile aynı anlama geliyor. Sırat-ı Müstakim “Doğru yol” anlamına gelirken, Sebilürreşad ise “Dosdoğru yol” anlamına gelir. Sebilürreşad ismi üzerinde karar kılıyorlar ve yeni yolculuk Sebilürreşad adıyla başlıyor.

“Sebilünnecad”

Dergi o yıllarda yine bir sayı kesintiye uğruyor. Bunun sebebi ise Mehmet Akif Ersoy’un İstanbul Hareket Ordusu Komutanı hakkındaki şiirsel eleştirisi komutanın zoruna gidiyor ve dergiyi kapatıyor. Dergi kapatılınca derginin hazır olan nüshası “Sebilünnecad” olarak yayımlanıyor. Daha sonra Mehmet Akif görüşmeler yaparak o şiir ile ilgili maksadını açıklayınca yasak kalkıyor. 1918’de Sebilürreşad yine bir kesinti yaşıyor. 1918’de İstanbul’un işgal durumu ortadayken haberlere ve yazılara çok müdahaleler var.

Sebilürreşad’ın Rusya’ya girmesi yasaklandı

Mehmet Akif’in İttihadı İslam fikri Rusya’daki bütün Müslümanları hareketlendirdiği için o dönemin yönetimi Sebilürreşad’ın Rusya’ya girmesini yasaklamıştı. Sebilürreşad neredeyse bütün İslam coğrafyasına ulaşıyor; Hindistan, Yemen, İşkodra, Makedonya, Manastır’a kadar uzanıyor.

Kuvayi Milliye hareketine ilk desteği veren Sebilürreşad’dır

1918’de işgalcilerin müdahalelerinden dolayı dergi kesintiye uğruyor. 1920’de Anadolu’da Kurtuluş Savaşı başladığı sıralarda İstanbul medyası, o zaman hâkim olan medya Mandacılık fikrine çok yakındır, padişahın da karşısındadır. İşgalcilerin İstanbul’da oluşturduğu o baskıcı ruh adeta Osmanlı medyasına da sinmiştir. Bunlar içerisinde Anadolu’da başlayan Kuvayi Milliye Hareketi’ne ilk desteği veren Sebilürreşad dergisidir. Mustafa Kemal’in daveti üzerine Mehmet Akif Ankara’ya gelir. Eşref Edip matbuat işlerinden dolayı Mehmet Akif’ten sonra Ankara’ya gider. Eşref Edip öncelikle Kastamonu’ya gider ve orada halkın örgütlenmesine yardımcı olur. Dönemin Valisi Eşref Edip’in halkı örgütlemesinden rahatsız olarak, Ankara’ya bu örgütlemeyi farklı yansıtarak hakkında tutuklama kararı çıkarttırır. Bu karar üzerine Mehmet Akif Kastamonu’ya geçer. Kastamonu’da Sebilürreşad’ın 3 sayısı yayımlanır. Bu yayımlanan 3 sayıdan bir tanesi İstiklal Marşı’nın yayınlandığı sayıdır.

İstiklal Marşı ilk defa Sebilürreşad dergisinde yayımlanır

19 Şubat nüshasında Mehmet Akif İstiklal Marşı’nı ilk defa Sebilürreşad’da yayınlamıştır. 12 Mart tarihinde Meclis İstiklal Marşı olarak seçmiş ve yasalaştırmıştır. Dolayısıyla Sebilürreşad’ın Kastamonu’dan sonra hikâyesi Ankara’ya taşınır. Ulus’ta bir yazıhane tutarak Sebilürreşad ile tekrar yola çıkarlar. Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri ve yazıları ordu ve halk üzerinde Kuvayi Milliye Hareketi’ne karşı olumlu bir yansımaya neden olduğu için TBMM Sebilürreşad’ın baskı adetini çoğaltır ve bütün Anadolu’ya gönderir. Bu süreç Mehmet Akif’in İkinci Meclis’te seçilmemesi sürecine kadar devam eder. Artık Mustafa Kemal ile görüş ayrılıkları başlamıştır, bu nedenle Mehmet Akif Meclis’e yeniden seçilmez. Mehmet Akif’in etrafında hafiyeler dolaşıyordur. Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi Mehmet Akif’te çok büyük hayal kırıklığına neden olmuştur. Akabinde Mehmet Akif önce İstanbul’a ardından Edirne’ye oradan da Mısır’a geçer. Ancak Sebilürreşad Ankara’dadır.

Sebilürreşad İstanbul’da…

1923’te Eşref Edip yeniden İstanbul’a dönem kararı alır ve Sebilürreşad’ı İstanbul’a taşır. 1925’e kadar Sebilürreşad yayın hayatına devam eder. 1925’te İngiliz desteğiyle Şeyh Said İsyanı baş gösterince Meclis Takrir-i Sükun Kanunu ilan eder ve bütün matbuata yasak getirir. Bu yasak doğal olarak Sebilürreşad’ı da etkiler. Eşref Edip İstanbul’da tutuklanır. Milli Mücadelenin bu gazi dergisi Eşref Edip Bey’in İstiklal Mahkemeleride 3 ay süren yargılanması neticesinde mahkeme kararıyla sona erer. Mahkeme Eşref Edip’e bir tek şart ile salıverileceğini söyler; Sebilürreşad’ın yayımlanmaması şartıyla salıverilecektir. Eşref Edip 1925’ten itibaren Mehmet Akif ile olan muhabbetini devam ettirir, Mısır’a gider orada görüşürler. 1937’de Akif’in vefat ettiğinde yanında yine Eşref Edip Bey vardı.

“Allah’ın inayetiyle yola devam”

1948’e kadar Sebilürreşad yayın hayatında yer almamıştır. 1948’de Eşref Edip “Allah’ın inayetiyle yola devam” başlığıyla Sebilürreşad’ın 3.dönemini başlatır. 1966’ya kadar dergi yayın hayatına devam eder. Bu süreçte de birçok baskıya ve sıkıntıya maruz kalır Sebilürreşad. Sürekli abonelerine, abone ücretlerini ödemeleri yönünde, çağrı yapar. Ancak o dönem zor bir dönemdir ve Eşref Edip o zor atmosferde, yaşının da verdiği fiziksel sebeplerden ötürü 1966’da Sebilürreşad’a son verir.

Sebilürreşad geçmişte ve bugün siyasi, dini, ilmi, edebi, ahlaki bir dergi olarak yayınlanıyor. Bu kavramları derginin yayın çizgisi açısından açıklayabilir misiniz?
Sebilürreşad, Türkiye’deki bugün hâkim olan, dünyada da tartışılan İslamcılık siyasetinin ve modern Türkiye’nin bütün edebi, siyasi, toplumsal, sosyolojik fikir temellerinin atıldığı bir dergidir. Bu yüzden 1920’de kurulan yeni Türkiye’nin bütün temelleri bu dergide atılır. Türk edebiyatının bütün önemli isimleri bu derginin yazarıdır; Peyami Safa, Yahya Kemal Beyatlı, Nurettin Topçu, Sait Halim Paşa gibi Türk siyasetine tarz ve kimlik veren insanlar bu derginin yazarıdır. Babanzade Ahmet Naim, Cevat Rıfat Atilhan, Elmalılı Hamdi Yazır gibi isimler; “İslam’ı asrın idrakine söyletmeliyiz” cümleleriyle özetlenen duruşun bütün din âlemleri bu derginin yazarıdır. Bu nedenle Yeniden Sebilürreşad dergimizin ilk sayısına bu âlimlerin bir kısmının fotoğraflarını koyarak tanınmasına yardımcı olmak, bu insanların fikirlerinin yeniden tartışılmasını ve yeni Türkiye tartışmasının yaşandığı bu dönemde de buradan ilham alınmasını istedik. Aradan geçen elli yılın sonunda bu görevi Allah bize nasip etti. Mehmet Akif Ersoy’un ailesinin de iştiraki ile Sebilürreşad, “Yeniden Sebilürreşad” olarak yoluna devam edecek inşallah.

“İslamcılık bu ülkenin kurtuluş destanıdır”

Siyaset kısmını sanırım açıklamamız gerekiyor. Biz toplum olarak siyaseti, bir de sporu çok severiz. Berbere gidip tıraş olduğunuz veya kuaförde saçınızı kestirdiğiniz sırada bile edilen muhabbet, ya siyaset ya da spordur. Sebilürreşad dergisindeki siyasete gelecek olursak, buradaki siyaset gündelik siyaset değildir. Sebilürreşad’ın ilgilendiği siyaset 108 yıl önce “İslamcılık bu ülkenin kurtuluş destanıdır” düşüncesine inanan insanların, fikirlerini bu çerçevede kaleme alarak ülkeyi idare eden mekanizmaya ve Müslümanlara bu bilinci aşılama gayretini bugünde devam ettirecektir.

Yalnızca İslam’a hizmet edecektir

Eşref Edip Bey’in Sırat-ı Müstakim’in ilk sayısında ifade ettiği çok önemli bir konu var ilk sayıda ve ikinci sayıda tekrar değindiğimiz konu şu şekilde: “Sırat-ı Müstakim’in neşrinden yegâne maksad Müslümanların intibahına, Müslümanların tealisine hizmettir. Onun için bu hususta, elden gelen fedakârlığın dirığ olunmayacağı tabiidir. Şu hakikati bütün Müslümanların bilmesi lazımdır ki; risalemiz hiç bir fırkanın amaline, hiç bir cemiyetin efkârına hizmetkâr değildir. O yalnız bir Müslüman hükümetinden başka bir şey olmayan hükümet-i Osmaniyye’nin menafi’-i meşruasını müdafaa eder”. Sebilürreşad bugünde aynı çizgide devam edecektir. Hiçbir cemaatin, grubun amaline hizmet etmeyecek, yalnızca İslam fikrine hizmet edecektir. Üstelikte bir cemaat belasının bu ümmete fitne olarak verilmiş olduğu bir dönemde Sebilürreşad çizgisinin ne kadar elzem bir çizgi olduğunu Rabbim bizlere göstermiştir.

Geçmiş ve günümüze baktığınızda basın özgürlüğü tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de özgürlük yok veyahut özgürlük vardır diyerek ortaya çıkanların yorumları, siyasi merkezli yaptıkları yorumlardan ibarettir. Oysa basın özgürlüğü sınırları yasalarla belli olan bir özgürlüktür. Bugün Türkiye’de herhangi bir vatandaş Basın Savcılığına bir dergi çıkarmak üzere başvuru da bulunabilir. Basın savcılığı da eğer şahsın adli sicilinde bir sıkıntı yoksa izin belgesi verir. Burada ki izin, dergi çıkarma izni değildir. Buradaki izin belgesi dediğimiz yalnızca derginin basıldığından haberdar olunduğu üzerine bir belgedir. Matbuat kanunun getirdiği özgürlüğü öncelikle buradan başlayarak incelemek lazım gelir.

Muhalefetin dili Türkiye’de her zaman böyledir

Diğer bir husus ise siyasi hadisedir. Eğer inandığınız, savunuculuğunu yaptığınız siyasi irade iktidar da değilse siz otomatik olarak kendinizi muhalif olarak konumlandırıyorsunuz. Muhalif olarak konumlandırdığınız için de Türkiye’de bir takım hak ve hürriyetlerin olmadığı yönünde düşüncelere kendinizi yönlendiriyorsunuz. Muhalefetin dili Türkiye’de her zaman böyledir. Dolayısıyla basın özgürlüğü konusunda ki okumayı öncelikle siyaset üzerinden değil de yasalar üzerinden yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

NASİPSE DEVAMI YARIN…

Dilara Hut / Diriliş Postası

kaynak:  dirilişpostası


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yukarı Geri Ana Sayfa