Van Analiz Haber
Van Analiz Haber
Kuzey Irak’ta Bağımsızlık Paradoksu
15 Temmuz 2016
Kuzey Irak’ta Bağımsızlık Paradoksu

Ortadoğu’da bağımsızlık ‘Zenon Paradoksu’ndan farksızdır. Bir yandan etnik ve mezhebi gruplar özerklik veya bağımsızlık isterken diğer yandan yıkıcı rekabetteler. Irak’la başlayan istikrarsızlık dalgası yayılarak devam ediyor.

Merkezi Irak hükümetiyle Kürt bölgesel hükümeti arasındaki ekonomik gerilim arttıkça Kuzeyin bağımsızlık talebi daha da yükseldi. Ancak Kuzey Irak bölgesinde iktidar mücadelesi de artıyor. Bir yanda Başkan Mesut Barzani’nin Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) diğer yanda ise Kürdistan Yurtseverler Birliği (PUK) ve müttefiki Goran Hareketi… Kriz her geçen gün derinleşiyor.

Haziran ayında IKBY Başsavcısının, Goran Hareketi lideri Noşirvan Mustafa’yı konsolosluklara ve yabancı temsilciliklere saldırı planladığı iddiasıyla mahkemeye çağırması iki parti arasındaki krizin daha da derinleştiğinin habercisi. Goran Sözcüsü Şoreş Hacı ise, Erbil’deki Kürt yargı yetkililerinin Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile bağlantılı olduğunu ve bunun liderlerine saldırı amaçlı, hukuksuz bir siyasi hamle olduğunu belirterek davayı kabul etmediklerini belirtti.

PUK ve Goran Hareketinin IKYB’nin petrol üretiminin yüzde yetmişini sağlayan Süleymaniye’de rakip bir parlamento kuracağı da haberler arasında.

Irak’taki Gelişmelerin Türkiye’ye etkisi nasıl olur?

Türkiye ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) arasında sıkı bir ekonomik işbirliği var. IKYB’de oluşacak bir krizin Türkiye’ye olumsuz etki yapacağı muhakkak.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin başkenti Erbil’deki Türk-Kürt Araştırmaları Merkezi’nin Başkanı ve Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü Öğretim Görevlisi Osman Ali, Al Jeezera Türk için kaleme aldığı “Kuzey Irak patlama noktasında” başlıklı makalesinde,

Son birkaç yılda Türkiye’nin bölgeye yaptığı yatırımların ve ticaretin toplamı 5 milyar doları bulurken, IKBY ile Ankara arasında birçok petrol ve doğalgaz anlaşması imzalandı. Tüm bunlar, IKBY’yi Türkiye’nin iddialı kalkınma planları için fena halde ihtiyaç duyduğu enerji kaynakları açısından önemli bir nokta haline getirdi. Üstelik Kuzey Irak, Türkiye için Irak ve Ortadoğu’ya açılan önemli bir kapı. Ayrıca IKBY ve özellikle de Mesut Barzani, terörle mücadelede Türkiye’nin stratejik müttefiki konumunda. PUK ve Goran’ın Süleymaniye’de rakip bir hükümet kurmayı planladıklarına dair haberler var. KDP’nin üst düzey liderlerinden Saro Kader, bu yeni bölgesel hükümetin kurulumunda İran’ın gizli rolü olduğunu; söz konusu hükümetin “gizliden gizliye Kerkük, Diyala ve Selahaddin gibi ihtilaflı toprakları bünyesine katma planı yaptığını” ifade etti. Şayet bu doğru çıkarsa, Türkiye’nin IKBY’deki çıkarları ciddi darbe almış olacak.

Peşmergelerin ve güvenlik güçlerinin yarısını kontrolü altında bulunduran PUK-Goran bloğu, Kürdistan ve Kuzey Irak’taki en büyük petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip Süleymaniye ve Kerkük’ü denetiminde tutuyor. Kerkük’teki petrol ve Süleymaniye’deki doğalgaz rezervleri olmazsa, KDP’nin Türkiye ile olan anlaşması çökebilir. Zira IKBY’nin petrol üretiminin yüzde 70’inden fazlası bu iki şehirden sağlanıyor. PUK-Goran bloğu, hali hazırda Süleymaniye’de İran ile bir takım petrol ve doğalgaz anlaşmaları imzaladı. Bu şekilde IKBY’nin yaptığı ticaretin büyük bir bölümü İran’a yönelmiş olacak.” ifadelerini kullandı.

Irakın Kuzeyindeki İstikrarsızlıkta PKK rolü…

Mesut Barzani Türkiye ile ekonomi alanında olduğu gibi terörle mücadele konusunda da iş birliği halinde. Terör örgütü PKK daha önce defalarca petrol boru hatlarına bombalı saldırı düzenlemişti. Kürt bölgesel yönetiminin tek geçim kaynağı olan petrol hatlarına saldırarak Barzani yönetimini etkisizleştirmeye çalışmıştı.

Osman Ali Kuzey Irak’taki Goran-KDP saflaşmasındaki İran ve PKK unsuruna dair, “Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, yeni kurulan KDP karşıtı PUK-Goran bloğuna tam desteğini zaten açıkladı. Bayık, konuyla ilgili bir demecinde “Barzani’nin Erdoğancı politikaların bir aracı haline geldiğini ve durdurulması gerektiğini” söyledi. Dolayısıyla Barzani’ye bağlı güçlerle PUK-Goran bloğuna bağlı güçler arasında askeri bir çatışma yaşanması halinde, PKK Barzani karşıtı güçlerin yanında yer alacaktır.

 

Öte yandan, gözlemciler, PUK-Goran bloğu ile Bağdat’taki İran yanlısı çevreler arasındaki ilişkilerin de kayda değer şekilde geliştiğine dikkat çekiyor. Barzani’nin IKBY’de referanduma gitme tehdidine öfkelenen Bağdat hükümeti, bir süre önce 8 bin civarında Şii Türkmen milisi eğitti ve yüzlerce Haşd eş Şabi milisini Kerkük ve Selahaddin’e gönderdi. Bu güçlerin ya Musul operasyonunun ardından ya da Kürt bölgesinde iç krizin patlak vermesiyle birlikte IKBY’ye saldırması kaçınılmaz. Böyle bir durumda etnik kimlik ve mezhep bazında büyük ölçekli bir temizliğe gidilir ve en büyük mağduriyeti de Türkmenler yaşar.”uyarısında bulundu.

haber10


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yukarı Geri Ana Sayfa