Van Analiz Haber
Van Analiz Haber
Abdulhalim Almalı: Nasıl bir özgürlük?!…

Nasıl bir özgürlük?!…

Gerçek özgürlük,

Baskıdan,

Sömürüden,

Heva-hevesin arzularına esaretten,

Bireysel ve toplumsal olarak Allah’tan başka ilahlık iddiasında bulunanların tasallutlarından,

Ekonomik ve kültürel alanlarındaki sömürü mantığından,

Fıtratı bozucu her türlü adaletsizlikten,

Kula kul olmanın mantığından,

İnsanı kurtarmanın tek yolu vardır Allah’a, Allah’ın istediği gibi kul olmak!..

Özgür olmanın yolu, Allah’ın düşün dediği yerden düşünmek,

Allah’ın istediği kadar istemek-harcamak, Allah’ın değer verdiği kadar değer vermekten geçer…

Allah’a kul olmak, din, dil, ırk, kavmiyetçilik, bölgecilik ve coğrafya putçuluğundan kurtulmaktan geçer…

Allah’ın bak dediği yerden bakmak, bakma dediği yerden de bakmamaktan geçer…

İnsanın üzerinde yürütülen her türlü baskı, insanın yaşam hakkına, yaratılış gayesine, düşünce dünyasına, sosyal ve kültürel hayatına, ipotek koymanın adıdır özgürlük.

Allah’ın belirlediği hayatın dışında olmak, her türlü dayatma baskı, insanı köleleştirmenin, tek tipleştirmenin adeta robotlaştırmanın adıdır.

Bundan kurtulmanın tek yolu vardır o da Allah’ın göndermiş olduğu sisteme tabi olmak. Bunun aksi insanların kendi kafalarından ortaya çıkardıkları, oluşturdukları sistemin tek dayanağı ve mantığı vardır: Sömürü!..

Sömürü insanların alın teri, gözyaşı ve kanı üzerinden yapılan her türlü ahlak dışı uygulamadır.

İnsanın maddi ve manevi alanlarda ne kadar değeri varsa onun çıkara, sermayeye dönüştürülmesidir.

İnsanın manevi değerleri kullanılarak uyuşturulması diğer bir anlamda bilinçli bir şekilde eşekleştirilmesidir. Bu bazen din ve dinin değerleri kullanılarak kendini gösterir, bazen kültürel, etnik kökenler dil vs. gibi alanlar kullanılarak kendini gösterir.

Sömürünün en fazla siyaset alanında kullanıldığına tanık oluyoruz. Bu konuda Malcolmx’in şöyle yerinde bir tespiti vardır: “Bugün için bizi insan saymıyorlar, sadece kendi düzenleri içinde bir yer verdiler ve kendi çıkarlarına hizmet ettiği ölçüde imkân sağladılar.”

Bu alanda siyasetlerini yürütebilmek için vaatler yapılır, sözler verilir, sloganlar atılır bütün bunları iktidarı veya gücü ellerine alıncaya kadardır. İstedikleri amaca ulaştıktan sonra bu sefer döner kendilerini iktidar yapanların değerlerinden sömürmeye başlarlar, buna itiraz edildiğinde de tek seçenekleri kalıyor güç kullanmak.

Kula kul olmanın önemli bir ayağı da heva-heveslerin tutkusuna kapılma. Kur-an dünyevileşmeyi, insanı insanlığı tehdit eden öldüren bir sapkınlık olarak nitelemektedir.

Heva-hevesin ilah edinildiği bir hayat tarzı kulun kula kulluğu, kulun sistemlere kul edildiği bir tarz olarak göstermektedir.“Zalimlerin yanında olmayın, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka velileriniz yoktur. Sonra yardım göremezsiniz. (Hud.113)”

İslam’ın genel bir kuralı olarak Allah ve resulünün emirlerine uygun davranmayan kimselerin yanında yer alınmaz, böyle bir amirin emrine de itaat edilmez, siyasetçiyse siyaseti desteklenmez.

İnsanların özgürü odur ki, zalim sistem veya idareciye karşı hakkı söylemesidir. Hakkı ve hakları gasp edildiğinde haklarını arayabilmeleridir.

Unutulmamalıdır ki, Sistem içerisinde yönetilenler ne kadar hantal ve budala olurlarsa yönetenlerin işleri o denli kolaylaşır. Onlar istedikleri gibi sömürür ve insanların mallarını ve haklarını talan ederler. Bundan kurtulmanın tek yolu vardır o da, baş eğdirmek için baş kaldırmaktır.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yukarı Geri Ana Sayfa