Van Analiz Haber
Van Analiz Haber
Mehmet Feyat
NEyaPALım mı diyeceğiz?

NEyaPALım mı diyeceğiz?

Daha dün gibi bizler de bir büyük deprem gördük. Perişan olduk, çaresiz kaldık, muhacir olduk. Aynı gün bir ekmeğe muhtaç hale geldik. Aş evleri önünde uzun kuyruklar oluşturup, bir tas çorba için saatlerce bekledik.

Bir yardım eli gözledik çaresizce, kimden gelirse gelsin hiç ayrım yapmadık. Lüks eşyalarla doldurduğumuz evlerimiz bize zindan oldu, içeri giremez ve rahat koltuklarda oturamaz hale geldik. O an ne kadar lüks ve şatafata battığımızı his ettik, bize gereken insanlık duygularını ne kadar ihmal etmişktik.

Deprem günü kimsenin değer vermediği bir metrelik naylonun nasıl altın değerine döndürüldüğünü, bir ekmeğin nasıl 2-3 TL’ye satıldığına şahit olduk. Bir çadırın nasıl çalınıp satıldığını gördük. Bunu bize biz yapmıştık.

İstismarlar oldu. Birileri ekmek bulamazken birileri yolunu buldu bu depremle. Uyanıklık yaparak binlerce insanın hakkını gaspedenleri ne çabuk unuttuk. Pür telaşla Van’ı nasıl terk ettik. Herbirimiz bir yere savruldu. Aylar sonra dönebildik yuvalarımıza.

Bugün de adını sanını birçoğmuzun duymadığı bir beldede Nepal’de büyük bir sarsıntı meydana geldi. İnsanlar göçük altında kaldı, binlerce kişi hayatını kaybetti. Herkes naçar.

Allahu Zulcelal Rabbul alemindir şüphesiz. Sadece bir coğrafyanın değil tüm alemlerin Rabbidir. O ki Nepallilerin de Rabbidir. Onları yaratan ve yaşatan da Allahtır. Onların rızkını veren, kalblerini çalıştıran, onlara her gün güneşi doğduran O’dur.

Bizler de onlar için seferber olmalıyız. Türkiye ilk günden itibaren imdada koşan ülkelerin başında geldi. Şimdi de iş bizlere düşüyor,bunun için yardım kampanyaları düzenlenmeli ve oralara insanlık elimizi uzatmalıyız.

Bizim medeniyetimizde düşeni kaldırmak vardır. Mazlumun dinini sormamak vardır. Zalim kim olursa olsun karşı durmak vardır.

Şimdi bizler bu durum karşısında NEyaPALım mı diyeceğiz? Elbette ki hayır.

O çaresiz bakışların hüznünü dindirebeliriz.

O soluk benizleri canlandırabiliriz.

O Everest tepesinin dibinde yıkılmış hanelerin çatısına bir kiremit olabiliriz.

Hatırlayın bizler de aynı durumdaydık,

Ancak hafıza-i beşer nisyan ile malüldür.

Çok çabuk unutuyor, eski alışkanlıklarımıza geri dönüyoruz.

Bir an sonrasından emin olamadığımız bu hayatın geçici olduğunu bilmek, ancak ona rağmen bu kadar sahiplenmek ne garip şey değil mi? Taşıdığın bu can emanetinin bile ne zaman alıncağını bilmeden yaşamak insanı tedirgin etmeye yeter de artar bile. Tabii ki akl edene.


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yukarı Geri Ana Sayfa