Van Analiz Haber
Van Analiz Haber
Oyun Kurbanları

Beni Bu satırları yazmaya iten saik özellikle son dönemlerde her tarafta şahit olduğum ve birçok insanın hastalık derecesinde müptelası olduğu, kendisine bağlandığı büyük, küçük kadın, erkek her kesin oynadığı bilgisayar ve telefon oyunları.
Bu tuzağa karşı şimdiye kadar gördüğüm birçok kişiyi uyarmışımdır. Ancak şahit olduğumuz görebildiğimiz kişileri birebir uyarmak yetmeyebiliyor. Bu anlamda daha çok insanı uyarmak bu tuzaklara karşı bilinçlendirmek bir kişiye daha ulaşmak amacıyla bu satırları derc etmek istedim. Zira insanları yaptıkları yanlış şeylere karşı uyarmanın birçok yol ve yöntem vardır. Bu anlamda bu satırlar da böylesi bir işlevi görürse bir insanı bile bu tuzaklardan kurtarmaya vesile olursa kendimizi bahtiyar hissederiz.
Öncelikle şu noktayı ifade edelim: Biz bize verilen ömrün sahibi olmadığımız için onu istediğimiz gibi harcama boş şeylerle geçirme hakkına da sahip değiliz. yani bahçe bizim değildir ki ona istediğimiz şeyleri ekelim, onun bir sahibi var ve sahibinin isteği ve rızası doğrultusunda muamele etmektir asıl mesele.
Ontolojik savrulmalar yaşayan modernizmin kurbanı çağımız insanı, ruhunu tatmin etmek için çeşitli arayışlar içindedir. Öncelikle ruhi açlığını gidermek için haddinden fazla bedenine fiziğine ve maddi dünyasına önem vermekte ve onun için adeta ömür sermayesini tüketmekte. Ancak aşırı derecede bedenine verdiği bu önem, bu alaka ruhu tatmin etmediği gibi bedene de büyük zarar vermekte. Zira hayatta bir denge var ve her şey bir denge üzerine hareket etmektedir. Dengesizlik her zaman ve her şeyde zarar verir huzursuzluğa, yıkıma ve pişmanlığa neden olur.
Oyun oynamak insanın doğasında var olan bir duygunun sonucu iken ve bazı oyunların çocuk gelişiminde önemli bir yeri var iken bunları yerli yerinde kullanmamak ve bu noktada aşırıya kaçmak şeytanın ve dostlarının maalesef insanları düşürdüğü tehlikeli bir tuzağa dönüşmüş durumda. Bu tuzağa yakalananların artık kolay, kolay başka şeyleri düşünmeleri ve yapmaları mümkün olmayabiliyor
Bu oyun kurbanları saatlerce bu oyunlarla en güzel vakitlerini öldürüp heba ediyorlar. Onlara niçin bu kadar oyun oynuyorsunuz, yazık değil mi? vaktini böyle öldürüyorsun şeklindeki sorulara verdikleri cevap genelde aynıdır. Ya! Ne yapalım can sıkıntısı, vakit geçmiyor yapacak başka bir şey yok vb ifadeler oluyor. Oysa hiç düşünmezler saatlerce adeta içerisine gömüldükleri ve en güzel vakitlerini bu oyunlarla tükettiklerini ve bu oyunların bir türlü can sıkıntılarına da çare olmadığını
Sözde akıllı telefonlarda oynanan oyunlardan tutun kitleleri yığınları peşinde sürükleyen milyonlarca insanı etkisi altına alan futbol oyunlarına ve diğer oyunlara kadar, bütün oyun çeşitleri aslında aynı amaca hizmet etmekte ve zararları bakımından aynı kapıya çıkmakta. Bu oyunlar insanların gerçek anlamda akletme ve kendi var oluş amacı üzerine düşünme, ona göre bir hayat yaşama gerçeğine, hakikatine karşı kalın bir perde görevi yapmakta ve kendisine müptela olan insanları kör ve sağır etmektedir.
Sporun insan için ne kadar önemli bir etkinlik ve aktivite olduğunu elbette biliyorum. Ancak vakıa odur ki günümüz spor çeşitleri özelde de futbol sadece spor veya futbol değildir ve o kadar masum da değildir. O kitleleri uyuşturan bir görev İCRA etmekte veadeta bir din hüviyetine bürünmekte, bunun gibi spor oyunları da spordan başka her şeydir diyebiliriz.
Bu oyunlarla vakitlerini katledenler çok ciddi bir şekilde düşünmelidirler, bu boş şeyler peşinde tükettikleri en önemli servet olan ömür sermayelerini. Onlar her şeyden önce hayata ve zamana karşı olan yanlış algılarını değiştirip gerçek bir algıya sahip olmalıdırlar. Bu anlamdaki yanlış algılar bakış açıları değişmediği sürece bunlar bu tür şeylerin peşinde sermayelerini tüketip sonunda iflas eden ve çok büyük bir pişmanlıkla pişman olanlardan olacaklar.
Bize verilen zaman böylesi basit şeylerle tüketilecek kadar Basit ve değersiz değildir. Çünkü onun bir hesabı var ona bu hesap bilinciyle bakmalıyız ve muamele etmeliyiz onu bize veren onu nasıl harcadığımızı da soracak…
Oyun kurbanı İnsanların, ruhlarını tatmin amacıyla oynadıkları çeşitli oyunlar aslında kendilerini kaptırdıkları ve hastalık derecesinde bağlandıkları vakit düşmanı akla bedene ve ruha zarar veren oyunlardır. Bu oyun çeşitleri o kadar çoktur ki adeta hayatın her anına girmiş ve tüm hayatı işgal etmiş durumda.
Örneğin Sanal olanından tutun kahvehane köşelerinde oynanına kadar geniş bir alanı kaplıyor bu oyunlar. Bir de adeta bütün toplumun oynadığı kumar olan çeşit, çeşit çekiliş ve şans oyunları da var ki bunlar insanları hem maddi hemde manevi bir zarara uğratma bakımından daha kötüdürler. İşte hayatın geniş bir alanına hakim olan bu oyunlar insanları ve toplumları ifsat etmekte ve kimsede buna bir dur diyememekte. Bırakın dur demeyi adeta insanlar bu çıkmaza kurumlar ve sistemler eliyle teşvik edilmekte ve özendirilmekte.
İşte bir yılbaşı daha geliyor birileri milyonlarca insanı boş bir umud için kitlesel bir oyuna bir kumara kurban etmek için harıl, harıl çalışmakta.
Tüm bu oyun çeşitleri insanlar için büyük zararlar teşkil etmektedir. Zevk için vakit geçirmek için oynanmaya başlanan oyunlar öyle dal budak salarak bir noktaya varmaktadır ki, nice servetler bu uğurda harcanmakta ömrün en değerli anları bu yolda tüketilmekte ve insanlar iflas etmekte aileler parçalanmakta ve insanlar bunun için birbirlerini öldürebilmektedirler…
Bireysel ve toplumsal bir sorun olan ve nerdeyse hayatın her anını işgal eden oyun alışkanlıkları ile her kes kendince mücadele etmeli. Zira İnsanın yaşadığı hayatın her anı değerlidir dolayısıyla bu en değerli sermayesini boşa ve boş şeylerle heba etmemeli. Aslında insanın hiçbir boş anı yoktur olmamalıdır da, ancak boşa ve oyun gibi boş şeylerle geçirdiği anları vardır. Kişi oyun vb şeylerle geçirmeye çalıştığı vakitlerini daha verimli ve yararlı etkinliklerle, aktivitelerle geçirmeye çalışırsa hayatı daha bir anlamlı bereketli ve huzurlu olur.
Kişinin hayatı neyle ve nasıl yaşaması noktasındaki tercih ve muamelesi, Aslında hayata nasıl baktığıyla alakalıdır. Yani insan hayata hangi pencereden bakıyorsa o şekilde de yaşar. Hayata ganimet gözüyle bakan biri o halde ne yapsam kardır mantığıyla vur patlasın çal oynasın anlayışıyla hayatı yaşamaya çalışır tabi buna yaşamak denirse…
Hayata bakış açışını emanet ve imtihan anlayışı üzerinde şekillendiren birisi de hayatın hiçbir anının boş ve anlamsız malayani şeylerle geçirilecek heba edilecek kadar değersiz ve basit olmadığını bilir. Dolayısıyla hayat, ı hayatı verenin rızası doğrultusunda yaşamaya ve onun yasakladığı hoşuna gitmeyen insan için de zararlı olan şeylerden de uzak durmaya çalışır. Bu bilinçle kendisini bu tür tuzaklara karşı kurumaya çalışarak, bu külliyen zararlı olan OYUNLARA karşı muhafaza etmeye her zaman gayret sarf etmeye çalışır/çalışmalıdır. Vesselam…
Erdal Şahin


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yukarı Geri Ana Sayfa