Van Analiz Haber
Van Analiz Haber
Ressam İlhami Atalay: “İnançsız bir insan sanatkâr olamaz”
1 Ağustos 2016
Ressam İlhami Atalay: “İnançsız bir insan sanatkâr olamaz”

“Kim dine, tarihe, mukaddeslerimize sövmüşse göklere çıkarılmıştır” diyen ressam İlhami Atalay, sanatçı adı altında göklere çıkarılan bu insanların sanatkâr olamayacaklarını ifade ederek, “Sanat tefekkür işidir, bu din düşmanlarının sanatkâr olarak tanıtılmasını bir propaganda olarak değerlendirdi.

Ressam İlhami Atalay: "İnançsız bir insan sanatkâr olamaz"Günümüzde sanat ve sanatçı denilince aklımıza gelen isimlerin birçoğu eserleri veya yaptıkları işlerden ziyade girdikleri polemikler ile gündemde yer alıyor. Tarihe, dine söverek adını sanatçı olarak göklere çıkartan bu insanların elinde ilerleyen sanat, ne yazık ki uzun bir zamandır bu dar görüşlü kafaların etrafında şekilleniyor. Dini ve milli değerlere saldırarak sanat adı altında ilerleyen bu döngüye “Dur!” demeye yönelik adımlar atılmaya başlandığı günlerde, gerçek sanatı, sanatçıyı ve geçmişten günümüze sanatın toplum üzerindeki etkisini ressam İlhami Atalay ile konuştuk.

Bir sergi açılışında “Tefekkür olmadan sanat olmaz” diyorsunuz. Bu düşüncenizi biraz açabilir misiniz?

Sanat zaten tefekkürdür. İnsanın üç gözü vardır; baş gözü, akıl gözü ve kalp gözü. Baş gözü fiziki olarak görme işlevini yürütür. Akıl gözü gördüklerimizi tanımlayan gözdür. Kalp gözüyle de gördüklerimizi anlamlandırırız. Onlara yüklediğimiz her anlam kalp gözümüzle gördüklerimizdir. Kızılderili diyor ki: “Sizler gül gördüğünüzde ondan nasıl reçel yapılacağını düşünüyorsunuz; biz ise toprağın güle bu rengi nasıl verdiğini düşünüyoruz.” Yani önemli olan baş gözüyle görüp akıl gözüyle tanımladıklarımıza kalp gözümüz ile doğru anlamları yükleyebilmekte. Tefekkür de zaten kalp gözüyle görebilmekten geçen bir yoldur. Derin düşünmek, hassas düşünmek tefekkür işidir. Tefekkür etmeyen, kalp gözüyle göremeyen insan sanatkâr olmaz zaten.

DİNE, TARİHE, MUKADDESLERİMİZE SÖVENLER GÖKLERE ÇIKARILMIŞTIR

Günümüzde dinin, kutsal değerlerin ve tarihimizin aleyhinde konuşan kişilerin sanatçı olarak daha fazla ön plana çıkarıldığını düşünüyor musunuz?

Kim dine, tarihe, mukaddeslerimize sövmüşse göklere çıkarılmıştır. Sanatçı yol gösterendir. Bu din düşmanlarının sanatkâr olarak tanıtılmasını bir politika ve propaganda olarak değerlendiriyorum. Bizlerin sanata, sanatçıya, medyaya daha çok sahip çıkması gerekiyor. Bu alanlarda kendilerini öncü gören bu kişilere karşı inanlar olarak bizlerin bir adım önde olması gerekiyor.

Sizce gerçek sanatçı kimdir?

Gerçek sanatçı Allah’ın sanatına, kudretine inandır. İnançsız bir insan sanatkâr olamaz. Çünkü bu kudreti, sanatı görmeyip, anlamayıp, tefekkür etmeyip, Allah’ı anlamayarak, sanatın özünü kavramayarak sanat yapılamaz. En büyük sanatkârı tanımayandan sanatçı olamaz. Sanat en büyük sanatkârı tanıyarak başlar. Güneşin, yıldızların, ayın gökte duruşlarındaki inceliği göremeyen bir insana sanatçı demek şüphelidir. Kendisinin yaratılışını bilmeyen, gözünün, ellerinin, parmaklarının kendisine ait olduğunu sananlar öldüğünde hiçbir şeye sahip olmadıklarını anlayacaklar. Mesele bu dünyada yaşarken hiçbir şeyin sana ait olmadığının farkında olarak yaşamaktır. Ancak bu şekilde gerçek sanatın özünü anlayabiliriz.

Sanat tarihimizde adı ön plana çıkan Osman Hamdi Bey’in tabloları hala tartışılıyor. Siz Osman Hamdi Bey hakkında ne düşünüyorsunuz?

Osman Hamdi Fransız kültürü ile yetiştirilmiş birisidir. O dönemde çok iyi Fransızca bildiği ve Fransız eğitimi aldığı için el üstünde tutuldu. Ancak benimsediği Antik Yunan sanat anlayışıyla kurduğu akademi, Türk halkının sanat anlayışından farklı olduğu için halkın sanattan kopmasına neden olmuştur. Osman Hamdi Bey’in kaplumbağa terbiyecisi bütün evleri süsleyen popüler bir tablo haline geldiği halde kimse resmin gerçek anlamını bilmiyor. Resimdeki kaplumbağalar Türk milletini simgeliyor. Buradaki terbiyeci ise bir mesaj vermek amacıyla bu şekilde tasvir edilmiş. Yani şu an birçok kişinin evini süsleyen bu tablo aslında Türk milletini aşağılamak amacıyla resmedilmiştir. Milletimiz ne yazık ki anlamını bilmeden bu resmi evlerinin en güzel köşelerinde sergiliyorlar. Osman Hamdi’nin Mihrap tablosunda alenen İslam dinine, Müslümanların inançlarına karşı hakaret mevcuttur. Resimde mihraba sırtı dönük bir şekilde rahleye bir kadın oturtmuş, kadın ayaklarının altında bulunan Kur’an’ı Kerim’lere basmaktadır. Bu yapılan Müslümanlara bir hakarettir.

BUNLAR CAHİL BİR TOPLULUĞUN YAPABİLECEĞİ İŞLERDİR

Son yaşadığımız darbe girişimiyle ilgili birçok sanatçının sessiz kaldığı, bir kısmının ise olaylara destek veren söylemleri gözlendi. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu insanlar cahil bir topluluktur. Kendi milleti için yas tutmayan bu kişiler Fransızlar için yürüyüş yapıyor, “Hepimiz Charlie Hebdo’yuz” diye sloganlar atıyorlar. Bunlar kolay dolduruşa gelen cahil bir topluluğun yapabileceği işlerdir. Sanatkârlar arasında ne yazık ki inançlı insanlar yok.

İslam ile sanat arasında nasıl bir ilişki var? Sanatta günahın yaptırımı nedir?

İslam’da sanat yasaktır diye bir yargı oluşturulmuş. Ancak İslam sanata en çok değer veren dindir. Birçok ayet-i kerime adeta Allah’ın sanatından bahsediyor. Devenin yaratılışında, göğün yükselişinde, yeryüzünün sıra sıra düzenleniş şeklinde bile adeta bir sanat var. Bir Müslüman olarak sanatla ilgilenmiyorum demek Allah’ın yarattığı güzellikleri göz ardı etmektir. Allah’ın ve peygamberlerin resimleri ile tapınılmak amacıyla resim yapmak yasaktır. Hıristiyanlarda peygamberlerin resmini yapmak, Allah’ın resmini yapmak caiz ancak İslam dininde böyle bir şey kabul edilemez. Bizler Hıristiyanların yaptığı eserlere bakarak sanatı değerlendirirsek hataya düşmüş oluruz. Müslümanlar olarak sanatı Hıristiyanların sanat anlayışına göre algılamamamız gerekiyor.

ALLAH’I EN İYİ ANLAYAN SANATI DA EN İYİ ANLAR

İslami bakış açınızı resimlerinize nasıl yansıtıyorsunuz?

Allah’ı anlayan kişi sanatı da, kudreti de gerçekten anlayandır. Allah’ın sanatını fark eden kişi eserlerini tefekkür ile yaptığından dolayı o bakış açısını tüm eserlerinde görebiliyorsunuz zaten. Kendi yaratılışının farkında olunca resimlerinizde de o hassasiyet ve tefekkür görülebiliyor. Allah’ı en iyi anlayan sanatı da en iyi anlar.

Osmanlı’nın sanata ve sanatçıya verdiği değer hakkında ne düşünüyorsunuz? Cumhuriyete geçiş döneminde sanat halktan soyutlanmaya çalışıldı diyebilir miyiz?

İslam’ın sanata verdiği önemi görmek istemeyenler var. Osmanlı döneminde sanat ve sanatçıya önem verilirdi. İlk resimhaneyi Fatih Sultan Mehmet Han açmıştır. Türkler göçebe şeklinde yaşarken bile dokudukları kilimlerle, örtülerle bile adeta sanat yapıyorlardı. Bu kilimler, örtüler bizim inancımızın soyut yansımalarıdır. Osmanlı dönemine bakıldığında sanata ve sanatçıya verilen değer çok net bir şekilde görülebilir. Minyatür sanatı çok önemli bir sanat iken ne yazık ki günümüzde bir müzesi dahi yok. Şu an akademilerde minyatür çalışmaları yapılmak istense gerici sanat olarak yorumlanır. Ancak bu sanatı günümüzde yaşatmalı ve yeniliklere açık bir şekilde topluma kazandırılmalı. Cumhuriyete geçiş döneminde halk sanattan uzaklaştırıldı. Batı sanatı örnek alınarak ilerlenmeye çalışıldı. Halk Batı sanatını benimsemeyince sanat belli kesimlerce devam ettirildi ve ne yazık ki günümüzde de hala o kesimlerce devam ettiriliyor.

kaynak: dirilişpostası

 


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yukarı Geri Ana Sayfa