Van Analiz Haber
Van Analiz Haber
Toplumsal huzuru yakalamak için, Kur-an’daki vasiyet!…

Toplumsal huzuru yakalamak için, Kur-an’daki vasiyet!…

“De ki: “Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiç bir şeyi ortak koşmayın, anne-babaya iyilik edin, yoksulluk-endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. -Sizin de, onların da rızıklarını biz vermekteyiz- Çirkin-kötülüklerin açığına ve gizli olanına yaklaşmayın. Hakka dayalı olma dışında, Allah’ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akıl erdirirsiniz.” “Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar -o en güzel (şeklin) dışında- yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yapın. Hiç bir nefse, gücünün kaldırabileceği dışında bir şey yüklemeyiz. Söylediğiniz zaman -yakınınız dahi olsa- adil olun. Allah’ın ahdine vefa gösterin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz.” Bu benim dosdoğru olan yolumdur. Şu halde ona uyun. Sizi O’nun yolundan ayıracak (başka) yollara uymayın. Bununla size tavsiye etti, umulur ki korkup-sakınırsınız. (En-am:151-153)”

Vasiyet kesin olarak vurgulanmış emir üzerinde ittifak sağlanmış ahit ve yüce bir anlama dikkat çekmek ve yapılması gerektiğini vurgulamaktır!.

“De ki: Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: “O’na hiç bir şeyi ortak koşmayın”, Allah’ı birlemeyi anlatır. Allah’ı birlemeden hiçbir amel fayda vermez. Allah şirk koşmanın haramlığını anlatır. Şirk, tevbe etmeden ölenin Allah’ın bağışlamayacağı günahtır. Bu ayette bütün şirk çeşitlerinden sakındırılması, diğer birçok ayette belirtildiği gibi, bütün ibadet çeşitleriyle Allah’a ibadeti emretmeyi de kapsamaktadır.

 “Anne-babaya iyilik edin”, Ailenin temel direkleri, nesillerin sığınağı ve toplumun çekirdeği anne-babaya iyiliği vasiyet eder: “Rabbin, O’ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle-davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle. (İsra:23)”

“Yoksulluk-endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızıklarını biz vermekteyiz”. Çocuklara haksızlık yapmayı haram kılar, ümmetin güç kaynağı çocukların haklarını gözetir. Müşrik Araplardan bazıları, kız çocuklarını ar korkusuyla öldürüyordu. Bazıları da erkek çocuğunu, fakirlik korkusuyla öldürüyordu. Allah, bu çirkin adetlerden men etti ve çocuklarının ve babalarının rızkına kendisinin kefil olduğunu bildirdi.

Günümüzde bırakın kız çocuklarını daha çocukların cinsiyetleri bile belli olmadan kürtaj yöntemiyle yok edilmekte, annenin hayatı da tehlikeye atılmaktadır. Çocukları anne-baba sevgisinden uzak tutmak için kreşler, çocuk evleri vs.ler teşvik edilmektedir. Kendisini çocuk sevgisinden yoksun bırakan bir takım anne babalar bu sevgilerini köpeklerde kedilerde göstermeye çalışmaktadırlar.

“Çirkin-kötülüklerin açığına ve gizli olanına yaklaşmayın”. Gizli ve aşikâr kötülüklerden men eder. Ta ki temizlik ve iffet yayılsın, erdemlilik korunsun, rezillik yok olsun, haklar ve hürriyetler yok olmasın, haklar ve hürmetler muhafaza edilsin. Kötülükler; akla ve fıtrata göre çirkinliği büyük ve gerçekte pis olan şeylerdir. Bütün şeriatlar onun haram olduğunda birleşmiştir.

Allah, bizzat bazı günahların kötülüğünü ayette bildirmiştir. Şöyle buyurur: “Zinaya da yaklaşmayın, çünkü o pek çirkindir ve kötü bir yoldur.(İsra:32)” dikkat edilirse ayette daha işin başında bırakın zina yapmayı zinaya yakınlaşmayı, zinayı gerektirecek tutum ve davranışlarda bulunmayı yasaklayarak, insanları zinaya götürecek nesebi belli olmayan bir toplumu oluşturacak cürümü ortadan kaldırmaktadır.

Bütün günahlar kötülüktür. Onlara yaklaşmayı yasaklamak, onları işlemeyi yasaklamaktan daha etkilidir. Günaha yaklaşmayı yasaklamak, günaha yol açacak sebepleri ve araçları, günaha giden ilk adımları yasaklamaktır. Günahı hayal ederek zevk almayı ve günahla ilgili kuruntulara dalmayı yasaklamaktır. Çünkü insan nefsi günaha götüren etkenlere ve ilk adımlara teslim olduktan sonra günahın çekiciliğine karşı koyamaz.

“Hakka dayalı olma dışında, Allah’ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akıl erdirirsiniz”. Müslüman toplumun savaşların ve baskınların yıkımından ve kan dökmekten uzak durması için masum cana kıymanın haramlığını ortaya koyar. Allah’ın haram kıldığı can, Müslüman’ın, Müslüman yönetici tarafından kendisine güvence verilen kâfirin ve kendisine güvence verilmese bile savaş halinde olmayan kâfirin canıdır. Allah’a şirk koşmaktan; sonra anne-babaya kötülük etmekten, çirkin davranışlarda bulunmaktan ve Allah’ın haram kıldığı cana kıymaktan daha büyük ve çirkin hangi günah ve suç vardır?!

“Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar (o en güzel (şeklin) dışında) yaklaşmayın”. Yani, yetimin malına, ancak kendisi için hayırlı olacak şekilde yaklaşın. Ancak onun malını korumak ve geliştirmek, malını çoğaltmaya çalışmak için yaklaşın. Yetimin malını yiyerek onu yok etmeyin ve eksiltmeyin. Toplum yapısının sağlıklı bir parçası olması için yetimin eğitimi ve güzel bir şekilde yönlendirilmesi daha çok öncelik verilmesi gereken bir iştir. “Rüşt çağına erişinceye kadar” kavlinin anlamı şudur: Buluğa erip olgunlukla ve güzelce tasarrufta bulununcaya kadar İşte o zaman, kendisine malı verilir.

“Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yapın”. Hiç bir nefse, gücünün kaldırabileceği dışında bir şey yüklemeyiz. Yani hakların yenilmesini ve ilişkilerde vefasızlık yapılmasını haram kılmıştır. (Ölçü ve tartıyı tam adaletle yapın.) Yani eksiltmeden, adaletle ve hakkını vererek Diğer ölçülerde de bu şekildedir.

“Söylediğiniz zaman yakınınız dahi olsa adil olun”. Yani bir şey hakkında hüküm verdiğiniz zaman, şahitlik yaptığınız zaman, aralarını düzeltmek için iki kişinin arasına girdiğiniz zaman, övgüde bulunduğunuz ya da şeri bir gerekçe ile yerdiğiniz zaman adaletli olun.

Bu konuda hakka ve adalete bağlı kalın. Kendisi lehine veya aleyhine hüküm verdiğiniz veya şahitlik yaptığınız, ıslah için araya girdiğiniz, övdüğünüz ya da yerdiğiniz akrabanız olsa bile adaletten ayrılmayın.

Allah özelde Müslümanlara genelde ise tüm insanlığa doğru yoldan çıkmamayı ve sağa- sola sapmamayı emretmiştir. Doğru yola bağlı kalmayı farz kılmıştır. Doğru yolda kararlılık ancak takva sahipleri için mümkün olur. Dünyada şehvetlere ve bedbahtlığa, kabirde kabir karanlığına ve azabına, Kıyamet’te ise cehenneme girmeye sebep olur.

İnsanlara dünya hayatında nasıl davranmaları gerektiği konusunda açıklamalarda bulunan Allah(cc) sonuç olarak bu şu açıklamayı yapmaktadır:  “Bu benim dosdoğru olan yolumdur. Şu halde ona uyun. Sizi O’nun yolundan ayıracak (başka) yollara uymayın. Bununla size tavsiye etti, umulur ki korkup-sakınırsınız.”

Hangi Müslüman bu vasiyetlerle amel ederse, Allah onunla birlikte olur ve onu işlerinin en doğrusunda başarılı kılar. O Müslüman kendisine ve diğer insanlara en güzel şekilde iyilikte bulunur. İnsanlara ondan herhangi bir kötülük dokunmaz.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yukarı Geri Ana Sayfa